Rango filmi ilk bakışta klasik bir western temalı animasyon filmi olarak gözükebilir, hatta animasyon tarzı yüzünden çocuklar için üretildiğini düşünmek bile mümkün. Ancak ardında yatan kimlik arayışı yolculuğu, kişinin kendi çizdği hikayedeki kahraman rolünü üstlenişi gibi konular birçok açık uçlu derin tartışmaların konusu olabilecek düzeydedir.
Ana karakterimiz Rango bize ilk tanıtıldığında bir ismi bile yoktur, isimsiz bir şekilde fanusunun içinde kendine yarattığı dünyada tiyatroculuk oynamaktadır, ismini "Toprak" adlı şehre ilk geldiğinde kim olduğunu soran bir kişinin sorusu doğrultusunda yaratır, yani yine kendi özünü kendisi yaratmıştır. Film, kimlik denilen şeyin bize varoluş itibariyle verilen sabit bir olgu olmadığını, kendi seçimlerimizle şekillenen dinamik bir süreç olduğunu gösterir. İşin kısası, insan kendi anlamını kendi yaratmak durumundadır.
Ancak bu yaratımla iş sonlanmıyor, Rango filmde yarattığı bu kimlikle çok kez çelişir ve Toprak halkının güvenini kaybeder, en sonunda bu güveni geri kazandığı an, kimliğini bireysel zevkleri ve kurtuluşundan sıyırıp bir topluluğun yararı için kullandığı andır. Film bu sonuçla izleyiciye şunu öğretir, hayat absürd ve anlam yoksunu bir tiyatro sahnesi olabilir. Ancak bu anlamsızlığın içinde insan, diğer insanların hayatlarına dokunarak ve sorumluluk alarak ancak kendi özünü tamamiyle bitmiş bir şekilde yaratabilir.
Rango bir bukalemundur, ve aslında hepimizin birer bukalemun olduğunu, çevreye uyum sağlamak için kendimizi değiştirmek yerine, çevreyi değiştirip destekleyecek cesareti kendi içimizde bulmamız gerektiğini vurgular.
